Винительный падеж. На уроке вы узнаете, как использовать слова в винительном падеже. И сможете говорить о том, кого и что мы любим.
Ne yapıyorsun? – Arkadaşım
bekliyorum.
Sen ne yapıyorsun? – Ben otobüs
bekliyorum.
Hangi şehri seviyorsun? – İzmir’
seviyorum.
Ne
okuyorsun?
Yeni dergi
okuyorum.
Ne
arıyorsun?
Anahtarlarım
arıyorum.
Bu program
izliyor musun? – Hayır izlemiyorum.
Kim
en çok özlüyorsun?
En çok annem
özlüyorum.
Ben
hatırlıyor musunuz?
Hayır, siz
hatırlamıyorum.
Fatma’
sık görüyor musun?
Evet, on
sık görüyorum.
Şimdi ne yapıyorsun? – Odam
temizliyorum.
Burası çok havasız. Lütfen şu
aç!
Yabancılar
çok beğeniyorlar.
Sağlıklı olmak için her gün iki litre
içiyorum.
Her ay kütüphaneden
alıyorum.
Bütün gün odamda
çalışıyorum.
aileme yazıyorum.
Şimdi hangi
dinliyorsun? Çok güzelmiş.
Her sabah
tarıyorum.
Annem bu
seviyor.
Dün yolda
gördüm.
Siz bu kız
tanıyor musunuz?
Babam arabası
yıkıyor.
Ahmet ailesi
çok özlüyor.
Hafta sonu bütün gün evim
temizliyorum.
Maç
evde izliyoruz.
Kalem
masandan alıyorum.
Günde 2 kez dişlerim
fırçalıyorum.
Ben üzümlü kek
seviyorum.
Sen
hiç anlamıyorum.
Mağazadan hangi elbise
alıyorsunuz?
Bu hediyeyi annem
veriyorum.
Et
nereden alıyorsun?
Defterim
ödevimi yazıyorum.
Otobüs
biniyorum.
Nere
bakıyorsunuz?
Bu araba
beğeniyor musun?
Kim bu gramer
biliyor?
Öğretmen çocuklar
Türkçe öğretiyor.
Arkadaşım
mektup yolluyorum.
Yolcular vapur
biniyorlar.
Ben
seviyor musun?
Некоторые из следующих предложений являются положительными (olumlu) аспектами жизни, а некоторые - отрицательными (olumsuz).
Dışarı çıkmak için ailemden izin almıyorum.
Geç saatlere kadar televizyon izliyorum.
Ütümü kendim yapıyorum.
Evi kendim temizliyorum.
Arkadaşlarımı her zaman evime davet ediyorum.
Televizyonun karşısında yemek yiyorum.
Yemeğimi kendim yapıyorum.
Televizyon kumandası her zaman benim elimde.
Annemin yemeklerini çok özlüyorum.
Üzüntülerimi ve sevinçlerimi kardeşlerimle paylaşmıyorum.
Anahtarımı evde unutuyorum ve çilingir çağırıyorum.
Evde yüksek sesle müzik dinliyorum.
Bazen kendimi çok yalnız hissediyorum.
Bazı sabahlar çok geç uyanıyorum ve okula gitmiyorum.
Pazar sabahları yalnız kahvaltı yapmak çok sıkıcı.
Ben evimi kendi
temizliyorum.
Leman ödevlerini kendi
yapıyor.
Sen bu ayakkabıyı kendi
mi alıyorsun?
Hep
çok güzel Türkçe konuşuyorsunuz.
Meyvelerin hep
çok taze.
Kendi
nasıl hissediyorsun?
Hep
aynı sınıftayız.
Onlar kendi
yemek hazırlıyorlar, bize hazırlamıyorlar.
Sınıfların hep
bilgisayar var.
Hep
şiir yazıyor musunuz?
Sınıfların
bilgisayar var.
Öğretmen bizim
kitap hediye ediyor.
Kalemlerim
kırmızı.
İngilizce biliyoruz.
Bana
adresi lazım.
Bizim
sözlük var.