-
Merhaba Kseniya. Nasılsın ?
-
İyiyim. Yarın yanındayız. Çok heyecanlıyım. Sen bir plan yaptın
mı? Orada neler yapıyoruz ?
-
Her şey hazır. Siz uçaktan indikten sonra sizi Sultanahmet’teki
otele götürüyorum. Biliyorsun, ben evde kalıyorum. Ama evde sizin
için uygun yerim yok. Siz ilk önce eşyalarınızı odanıza
yerleştiriyorsunuz. Sonra ben sizi otelden alıyorum ve oradaki
lokantalardan birinde yemek yiyoruz. Sultanahmet’te meşhur
köfteciler var. Sonra Sultanahmet'te dolaşıyoruz. Orada bir çok
tarihi yer var. İlk önce Ayasofya müzesini ve Sultanahmet
Camii’ni, sonra Yerebatan Sarnıcını geziyoruz. İlk günümüzü burada
geçiriyoruz. Çok güzel. Peki, akşam için bir planın var mı?
Biliyorsun, İstanbul’da sadece 2 gün kalacağız. İstanbul’da her
yeri görmek istiyoruz.
-
Tabii var. Akşam Boğaz’daki bir restorana gidiyoruz. Orada çok
güzel balık lokantaları var. Oradaki manzara çok güzel. Boğaz,
Asya’yı ve Avrupa’yı birbirine bağlıyor. Peki, bir sonraki gün
neler yapıyoruz ?
-
Anadolu yakasındaki güzel bir restoranda kahvaltı ile güne
başlıyoruz. Oradan Üsküdar’a gidiyoruz. Ve Üsküdar'daki Kız
Kulesi’ni geziyoruz. Daha sonra Kız Kulesi’nin karşısındaki bir
kafede türk kahvesi içiyoruz.
-
Biz ayrıca da Taksim’i görmek istiyoruz.
-
Ben de sizi oraya götürmek istiyorum. Üsküdar’dan sonra Kabataş’a
vapur ile geçiyoruz. Oradan metro ile Taksim’e gidebiliriz. Taksim
İstanbul’un merkezi. Oradaki mağazaları, kafeleri, lokantaları
herkes çok seviyor. Orada akşama kadar bütün günümüzü geçiriyoruz.
Sonra Sultanahmet’e geri dönüyoruz. Eşyalarınızı alıyorsunuz. Ben
sizi havaalanına geri bırakıyorum. Gezi planımız hakkında ne
düşünüyorsun ?
-
Her şey çok güzel. Yarını dört gözle bekliyorum. Ben arkadaşlara
planını söylüyorum. Yarın görüşürüz.
-
Görüşürüz.